Istanbul Fatih semtinde bir apartmana tasindik. Oturanlarin hepsi tutucu aileler. Bazilari carsafli, bazilari turbanli. Karim acik giyinir ama fazlada acik olmayi sevmez. Apartmana tasinali bir ay gecmesine ragmen hicbir komsu hosgeldine gelmediler. Erkekler bana, kapali kadinlarda karima selam vermiyorlardi. Bizi dislamislardi. Komsular hosgeldine gelmeyince, karim kek pasta falan pisirmis, onlari caya davet etmis, ama kimse gelmemis. Aksam karimin gozlerinden yaslar akarak bana sikayet etti ve “buradan tasinalim! ” dedi. Ne oldugunu sordugumda, komsular (biz acik bir kadinin pisirdiklerini yemeyiz! ) demisler. Benim de canim cok sikildi, fakat, “tasinmayip sabredelim, nasil olsa bir aileyle bir gun samimiyet kurariz. ” dedim. Ama 1 yil kimseyle konusamadan apartmanda oturduk. Birgun karsi komsumuz carsafli menekse hanimla apartman girisinde karsilastim. Elinde cok buyuk bir karton kutu vardi, tasimakta zorlaniyordu. Basini one egerek bana, “komsu, yardim edermisin? ” dedi.
Ben de, “hayhay efendim! ” dedim ve elinden aldim, yukariya kadar tasidim. Karton gercekten cok agirdi, icinde celik tencere takimi varmis. Kapisinin onune kadar goturup biraktim. Menekse hanimin sadece gozleri gorunuyordu ve gozleri gulerek bana tesekkur etti. Birkac gun sonra menekseyle tekrar kapida karsilastik. Bana selam verdi, gozleri yine guluyordu. Bu sefer gozlerine dikkatli bakinca cok guzel oldugunu fark ettim. O da benim gozlerime derin derin bakti ve “komsu, kocam sizinle tanisip bir cay icmek ister, bize gelirmisin? ” dedi.
Ben, karimin bir ayligina annesine gittigini, evde yalniz oldugumu soyleyip, “karim gelince beraber ziyaret edelim. ” dedim. O da, “siz yalniz gelseniz de olur…” dedi. “hayhay! Geleyim ozaman. ” dedim. Aksam yemeginden sonra kapilarini caldim. Menekse acti ve buyur etti. Beni oturma odasina aldi. Kocasi yatakta uzaniyordu, beni gorunce yarim oturdu ve “komsu hosgeldin, kusura bakma, ben biraz rahatsizim, ayaga kalkamiyorum. ” dedi. Ben, “onemli degil. ” dedim. Kisaca tanistik ve karisina yardimim icin cok tesekkur etti. Kocasi tutucuydu, ama neseli bir adamdi, kisa zamanda muhabbete basladik. Alti ay once trafik kazasi gecirmis ve belinden asagisi felc olmustu, her seyiyle karisi ilgileniyordu. Menekse hanim caylarimizi getirdi, carsafini cikarmadan odaya oturdu. Ucumuz biraz daha konustuk ve erkenden ayrildim. Menekse hanim kapidan ugurlarken ona, “bir ihtiyaciniz oldugunda soylemeniz yeterlidir, elimden geleni yaparim. ” dedim.
Guzel gozleriyle gulerek tesekkur etti. Meneksenin gozlerini unutamiyordum. Cok guzeldi. Uyurken dahi hayal kurmaya baslamistim, meneksenin gozlerine bakarak onu optugumu dusunerek uyuyordum. Bir aksam gec vakitte kapim caldi, hemen actim. Karsimda menekse duruyordu. Gozleri bu sefer daha da guzeldi, cunku gozkapaklarini pembe ile renklendirmisti. Carsafinin yuz kismini acarak, “mesut bey, size bir tabak borek getirdim, alirsaniz memnun olurum. ” dedi. Ilk defa yuzunu tam gormustum ve icimden (aman tanrim! ) dedim. Parlak kirmizi rujlu dudaklari, bembeyaz inci gibi disleriyle, karsimda sanki bir manken vardi. Ne diyecegimi bilemeden dondum kaldim. Menekse benim soka girdigimi gorunce tabagi elime tutusturdu. Elini elime hafifce degdirince kalbim duracak gibi oldu. “menekse hanim zahmet etmissiniz, tesekkur ederim, tabaginizi bosaltip hemen getiriyorum, biraz bekleyin lutfen. ” dedim. Hic beklemedim bir cevap verdi, “mesut bey musadeniz olursa ben bosaltayim. ” dedi. Hemen kapidan cekilerek, “buyurun. ” dedim.
Kapiyi kendisi orttu ve mutfaga girdi, ben de arkasindan gittim. Bir melek gibi suzulerek yuruyordu. Carsafinin altinda uzun topuklu ayakkabi vardi. Carsafini biraz yukari cekmis, ayakkabisinin ve ince siyah corabinin guzelligi ortaya cikmisti. Tabagi masaya koydu. Ben korkarak sandalyeyi cektim, “isterseniz biraz oturun. ” dedim. Hemen oturdu, ben de karsisina oturdum. “kocaniz nasil? ” dedim. Gozleri bir an sulandi ve “cok kotu mesut bey, cok agir ilaclar kullaniyor ve surekli uyuyor, biraz once yine uyudu, sabaha kadar top atsan uyanmaz artik! ” dedi. Caninin cok sikildigini ve biraz dertlesmek istedigini soyledi. Karimin olmadigini bildigi halde carsafli suh bir hanimla evde yalnizdim ve seytan (tamam oglum koseyi dondun! ) diyordu. Menekse biraz havadan sudan anlatti ve esas konuya girdi. Kocasinin belinden asagisiyla birlikte erkeklik organi da islev gormuyormus ve iyilesmesi yillar alacakmis. Menekse hanim benden ilk defa yardim istediginde gozlerindeki gulumsemeyi animsadim, ilk mesajini ta o zaman vermisti.
Genc ve guzel kadin 6 aydan beri bir erkege acti. Aklimdan bunlar gecerken, menekse hanim gozlerime bakarak, “mesut bey ben cok ozledim…” dedi. Anladigim halde, “neyi? ” diye sordum. “biliyorsun… bir kadin en cok neyi ozluyorsa onu…” dedi ve gozleriyle (beni sik! ) diye yalvarircasina bakmaya basladi. Ben de neredeyse 1 aydan beri karim olmadigindan iyice sekse susamistim. Yavasca meneksenin yanaklarindan tuttum ve rujlu dudaklarini emmeye basladim. Belime sarilarak amini sertlesen yaragima dayadi ve dilini agzima soktu. Dilini isirdim, o da benim dilimi emdi ve isirdi. Carsafinin ustunden poposuna yapistim, altinda kulot yoktu ve ipek carsafin yumusakligiyla poposunun sertligi beni cildirtmaya yetmisi. Gozlerine bakarak, “siz evdeyken makyaj yaparmisiniz? ” dedim. “hayir, ilk defa bugun kocam uyuduktan sonra gizlice yaptim. ” dedi. “neden? ” dedim. “seni cildirtmak ve kendimi siktirtmek icin! ” dedi.
Carsafini bir hamlede uzerinden cikardim… memeleri cok guzel ve dimdikti. Siyah kulotlu corap giymisti. Ben kulotlu corap fetisiydim, onu oyle gorunce yaragim biraz daha buyudu ve kazik gibi oldu. Rujlu dudaklariyla yaragimi yalamaya emmeye basladi. Ben de corabinin uzerinden amini yalamaya, opmeye isirmaya basladim. Ikimiz de cildirmistik. Corabinin onunu yirttim ve dilimle icini yaladim. Basimdan tutarak kendine cekti, “sik artik beni, dayanamiyorum, tam 6 aydan beri amima yarak girmedi, sok artik, sok! ” diye bagirdi. Siyah basortusuyle altimda sikilmeye hazir bir kari vardi. Agzimla agzina yapistim. Nefes alamiyordu ama dilimi isiriyor ve eliyle tuttugu yaragimi amina sokmaya calisiyordu. Ami vicik vicik islanmis kopurmustu. Cok dar ve kucuk bir ami vardi. Benim yarak ise hayli buyuktu, girerken zorlayacagi belliydi.
Menekseye “benim yarak biraz buyuk galiba, sokarken acitabilirim, kusura bakma. ” dedim. “evet mesut bey, yaraginiz cok buyuk, kocaminkinin iki kati, sokun artik! ” dedi. Birden ve de cok hizli sokmaliydim altimdan kacmasin diye. Bagirmamasini soyledim ve agzimi agzina iyice bastirdim, ki ciglik atarsa duyulmasin diye. Yaragimi amina en son hizimla soktum, meneksenin cigligi agzimin icinde boguldu ve gozlerinden yas geldi. Altimdan kacmaya calisiyor fakat yaraktan kurtulamiyordu. Yavasca cektim yavasca soktum ve agzini serbest biraktim.
Zevkten inlemeye basladi ve yuzlerce kez (sik beni! ) diye yalvardi. 15-20 dakika yavas yavas siktim ve menekse 2 kez orgazm oldu, elleri yana dustu. Birkac kez dolum gelmeden beklemis ve geciktirmistim. Birkac kez geciktirince benim yarak kuser ve dolu fiskirtmazdi. Kendi karimi da bu yontemle en az bir saat sikerdim. Karim da (ne olur bosal artik amim felc oldu! ) diye yalvarirdi. Menekse de ayni karim gibi basladi, gozlerime bakarak, “hadi bosal artik, fiskirt dolunu, doldur icimi, korkma korunuyorum! ” dedi. Ben de dolumun ancak bir saat daha amini sikersem veya gotune sokarsam fiskiracagini soyledim. “tamam, nasil olsa orospu olduk, gotumu de sik ki tam orospu olayim! ” dedi ve arkasini donup domaldi… meneksenin gotune hic yarak girmedigi belliydi. Amindan akan sularla got deligini yaragimla yagladim. Sonra yaragimin basini got deligine dayayip yavas yavas soktum. Bagirmasini ve kacmasini bekliyordum, ama oyle olmadi. Basi girince, “acimiyor mu? ” diye sordum. “aciyor, ama aldigim zevk daha fazla, yavas yavas sok canim! ” dedi. Gotunun o dar deligine yavas yavas gitgeller yaparak giriyordum. 5 dakika icinde delik iyice genisledi ve dibine kadar gomunce menekse derin bir zevk cigligi atti. Artik hizli hizli sokup cikariyordum. 5-6 dakika kadar daha gotunu siktim, dolum gelmek uzereydi. Dolum tam fiskirmak uzereyken gotunden cekip amina gomdum ve bosalttim. Yaragimi amindan cikarmadan bir sure arkasina abanmis halde kaldim. Sonra amindan cikip bunu sirtustu yatirdim ve dudaklarina yapistim. 10 dakika opustuk. Menekse aniden kalkti giyindi ve hicbir sey soylemeden kacti gitti.
29 Ağustos 2016 Pazartesi
Fizik Hocasını ve Sınıf Arkadaşımı Sınıfta Aynı Anda Siktim
Ben 22 yaşında esmer atletik yapılı biriyim. Hikayeyi yaşadığım zaman lisede okuyordum çok fazla mastürbasyon çektiğimden dolayı sanırım penisim 18 cm gibi baya uzun boyda. Kalkınca pantolonum dan kolay belli oluyordu. Bizim fizik hocamızın kocaman dolgun ve görselliği müthiş kalçaları olan içine sutyen giymeyen göğüsleri neredeyse taşacak gibi olan albenisi bir kadındı yazı yazarken tahtada domalma şekli alırdı bizimde içimiz giderdi.
Bir gün okuldaydık dışarıda çok yağmur olduğu için içeride müdür bir konuşma yapıyordu girişte okula biraz geç kalmıştım. Bizim sınıfın olduğu yere gitmeye çalışıyordum aşırı kalabalıktı herkes birbirine yapışıyordu. Tam orada fizik hocasını gördüm yine harika göğüslerini ve kalçalarını sergiliyordu bu fırsat kaçmaz deyip hocanın kalçalarına sürterek geçtim bana gülümseyerek hoş geldin dedi. Bende hoş bulduk hocam deyip geçtim. Bizim İngilizce hocası da fizikçi kadar olmasa da seksidir. O gün İngilizce vardı son derste fizikti zaten fiziğe girdiğimde delirecektim azgınlıktan. Fizik hocası bugün göğüslerinin vücuduyla birleştiği yeri gösteren bir dekolte giymişti altında da mini etek vardı. Bacak bacak üstüne atmış ders anlatıyordu.
Bacaklarına bakarak boşalacak duruma gelmiştim neredeyse kendimi zor tuttum. Hoca değişik değişik pozisyonlarda beni deli gibi azdırdıktan sonra ders bitti. Herkes çıkıyordu hocamız hep herkes çıktıktan biraz sonra çıkar o günde öyleydi ama bizim sınıftaki göğüsleri güzel bir kıza ders anlatıyordu çıkışta. Ben de dinleye bilirmiyim hocam dedim. Sonra iki önündeki sıraya oturdu bacak arasından siyah külotu belli oluyordu kızda yanımda domalarak hocayı dinliyordu. Harika bir görüntüydü her erkeğin görmesi gerekirdi. Kız bana yoruldum senin kucağına otursam sorun olur mu dedi. Bende sorun olmaz oturabilirsin dedim. Hoca hiç bir şey demedi buna aletim kızın kalçasına değiyordu muhteşemdi o kadar azdım ki o anda boşaldım.
Çok utanıyordum büyük ihtimal kızın pantolonda sperm olmuştu. Kız tepki vermedi hoca biraz eğilerek anlatmaya başladı göğüsleri gözüküyordu. Hayal ettiğim gibi dolgun ve büyüktü. Sonunda ders bitti hoca çıktı kız ayağa kalktı ve eteğini bir çırpıda indirdi. Bende onun eteğini büyük bir azgınlıkla indirdim seksi kalçaları önümdeydi. Bana penisime ağzını götürerek sakso çekmeye başladı. Ben tam boşalırken hoca içeri girdi birden tam çantamı unutmuşum derken kız ağzını çekti boşaldım birden olduğu için kızın bacaklarına boşaldım. Hoca o bensiz demek dedi. Buna şaşırmıştım bizi şikayet edecek sanmıştım ama öyle yapmadı. Benim üstümü de çıkardılar Hocanın önce altını çıkarttım siyah harika külotu kalçalarının arasında belli olmuyordu.
Sonra hocanın giysisini çıkarttım direk göğüsleri önüme çıktı göğüslerinin arasına kafamı daldırdım yaladım sonra öğretmen masasına geçtik hoca penisime oturdu güzel vajinasına penisimi soktum çakmaya başladım ah daha hızlı çak
patlat diyordu, kızla da öpüşmeye başladık, bir süre hocayla olduktan sonra sırayla ikisinin göğüslerine daldım. Okulun en seksi hocası ve en seksi olmasa da seksi bir kız önümdeydi. Hoca sağdan kız soldan aletimi yalamaya başladı sonra kız iğrendiği için hocanın ağzına boşaldım. Sonra ben orada otururken tahtaya çıkıp bana göğüs ve kalça şov yaptılar birbirlerinin kalçalarını emdiler.
patlat diyordu, kızla da öpüşmeye başladık, bir süre hocayla olduktan sonra sırayla ikisinin göğüslerine daldım. Okulun en seksi hocası ve en seksi olmasa da seksi bir kız önümdeydi. Hoca sağdan kız soldan aletimi yalamaya başladı sonra kız iğrendiği için hocanın ağzına boşaldım. Sonra ben orada otururken tahtaya çıkıp bana göğüs ve kalça şov yaptılar birbirlerinin kalçalarını emdiler.
Kadınların 3 yenilenme dönemi
Ergenlik, gebelik ve menopoz… Kadınların kendilerine ulaşmaları, bebeklerini kucaklarına alarak bir aile olmaları ve nihayetinde gerçek benlikleriyle tanışmalarını sağlayan 3 muhteşem dönem. Bu dönemler sağlık açısından kimi zaman beraberinde bazı zorlukları ve dikkate alınması gereken süreçleri de getirebiliyor. Bunun en önemli nedeni, bu 3 dönemin de hormon seviyelerini önemli ölçüde değiştirmesi.
Kadınların hayatın her döneminde enerjik olabilmelerinin temelinde de bu değişimler ve 'yenilenme' süreçleri yatıyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sarp Özcan, kadının 3 muhteşem yenilenme dönemini, benzer ve zorlu yanlarını anlattı.
Değişimin farkında olan çocuklar daha mutlu bir ergenlik geçiriyor
Genç kızlarda 9-13 yaş arası girilen ergenlik dönemi, beraberinde birçok fizyolojik değişikliği de getiriyor. İlk adet görme ile başlayan bu değişimler arasında en belirginleri; vücut hatlarındaki değişime, ciltte yağlanma artışı, akne oluşumu, kilo ve boy değişimleri olarak sayılabilir.
Ergenlik dönemi ile meydana gelen bu değişimlere hormonlar da eklendiğinde genç kızlar için zorlu bir dönem başlamış oluyor. Dış görünüşlerindeki devrime alışamayan genç kızlarda, bazen ciddi endişeler ve takıntılar gözleniyor. Aileleri tarafından bilinçlendirilen çocuklarda bu dönem daha sağlıklı bir psikoloji ile atlatılabiliyor. Değişim sürecinin farkında olan çocuklar, bu dönemde kendilerine yabancılaşmadan, yeni hallerini daha çabuk kabullenme eğiliminde oluyor.
Fiziksel takıntılar ergenlikte başlıyor
Özellikle kadınlarda görülen fiziksel takıntılar ergenlik döneminde başlıyor ve çocuklar bu dönemde kendileriyle barışık olmayı öğrenemedikleri takdirde bu takıntılar ömür boyu devam edebiliyor. Ergenlik döneminde yaşadıkları değişimler nedeniyle korku ve endişeye kapılan genç kızlar, psikolojik olarak sıkıntılı bir dönem geçiriyorlar. Bununla birlikte ergenlik döneminde aşırı kilo alma ya da ciltte akneler oluşması gibi çocuklar için endişe uyandırıcı belirtiler de meydana gelebiliyor. Ancak dikkat edildiğinde bu belirtilerin ergenlik sonuna kadar tamamen ortadan kalkabileceğinin bilinmesi gerekiyor. Bu dönemde ailelere düşen görev; çocuklarının aşırı kilo almasını veya hiç yemek yememeye meyilli olmasını engellemek. Hiç yememe, az yeme ya da aksine hızla kilo almanın sebep olabileceği hastalıklar konusunda ailelerin dikkatli ve kontrollü olmaları önemli.
Ergenlik reçetesi: spor ve sağlıklı beslenme
Ergenlik döneminde yapılacak en doğru seçim; sağlıklı bir beslenme programı belirlemek ve sporla tanışmak. İyi beslenen ve spor yapan gençler bu dönemi çok hafif ve rahat atlatıyorlar ve gelişimleri, vücut yapıları daha sağlıklı oluyor. İleri yıllarda ortaya çıkabilecek kansızlık, yüksek tansiyon ve diyabet gibi birçok hastalık da bu şekilde engellenebiliyor. Bununla birlikte sporla ve sağlıklı yaşamla tanışan gençlerin; özgüveni gelişiyor, kendileriyle barışık olabiliyorlar ve kendilerini daha mutlu ve enerjik hissediyorlar.
Ergenlik dönemindeki hormon değişimlerinin de körüklediği psikolojik etkilerin kalıcı olmasını ve içine kapanık bir karakter yapısı gelişmesini önlemek için, sağlıklı yaşam büyük ölçüde fayda sağlıyor. Ailelerin de bu dönemde yol gösterici, destekleyici olmaları; kırıcı davranışlardan, aşırı titiz, koruyucu ve ciddi eleştirel durumlardan uzak durmaları gerekiyor.
Hamilelikte 3 farklı duygu dönemi yaşanıyor
Gebelik dönemindeki hormon değişimlerini diğer dönemlerden ayıran en önemli özellik, değişimlerin çok hızlı ve ani başlaması. Östrojen, progenteron ve hcg hormonları çok yüksek seviyelere hızla ulaşıyor. Bu yükselmeler beraberinde fizyolojik ve psikolojik değişimleri de getiriyor. Gebeliğin başında görülen halsizlik, yorgunluk, isteksizlik sıkıntılara neden olabiliyor. İlk 3 aylık dönem geçtikten sonra, anne adayı yine hormonların etkisiyle psikolojik olarak olumlu değişimler yaşamaya başlıyor. Kendisini daha enerjik, daha pozitif duygular içerisinde buluyor. Son 3 aylık dönem ve doğum sonrasında ise artan bir unutkanlık durumuyla karşı karşıya kalabiliyor.
Annenin duygusal değişimi: Psikolojik mi, fizyolojik mi?
Annelik içgüdüsel bir duygu durumu olarak tanımlanabiliyor. Hormonlar, beyinde tüm bölgeleri etkiliyor ve doğumdan hemen sonra prolaktin ve oksitosin hormonun etkisi altında olan annenin bebeğine bağlanmasını sağlıyor. Bu çoğu kez ilk tensel temasla başlıyor. Bu güçlü bağın olması için doğum ekibi, bebeğin hemen anne ile temas etmesini sağlamaya özen gösteriyorlar.
Hamilelikte depresyona dikkat!
Hamilelik döneminde meydana gelen hormon değişikleri beraberinde depresyon riskini de arttırabiliyor. Bu dönemde kadınların sağlıklı bir psikolojik süreç geçirebilmeleri için gebelik öncesinden başlayarak sağlıklı bir yaşam disiplini kazanmış olmaları önemli. Öncesinde ve gebelikte düzenli ve kontrollü hafif egzersizler yapmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, uykuya önem vermek ve eş başta olmak üzere yakın çevreden destek almak depresyona karşı alınabilecek önemler arasında.
Özellikle eşlerin sevecen, anlayışlı, destekleyici yaklaşımı depresyonu engelliyor ya da daha sakin geçmesini sağlıyor. Eşlerin, anne adayının beslenme, uyku ve egzersiz düzenini de takip etmesi ve yardımcı olması önemli. Tüm önlemlere rağmen meydana gelen ve uzun süre geçmeyen depresyon durumunda uzman desteği almak gerekebiliyor.
Doğum öncesi motivasyon önemli
Anne adayı için bilinmezlikler içeren doğum anı, bazı durumlarda gebeler için gereğinden fazla panik nedeni haline gelebiliyor. Özellikle doğumun yaklaştığı dönemlerde hekimin anne adayına doğru ve rahatlatıcı bilgileri tekrar tekrar anlatması önemli. Bu yaklaşımla anne adayı, doğum konusunda daha bilgili hale geliyor ve motivasyonu artıyor. Gebelik motivasyonunda çok önemli bir rol oynayan baba adaylarının bu dönemde, kendi psikolojilerine de dikkat etmesi gerekiyor.
Baba adayları, eşlerinin hamileliğinde çok değişik duygu durumları yaşayabiliyor. Baba olma duygusu, artan sorumluluk hissi, yeni bir yaşam biçimine adaptasyon çabası; beraberinde stres ve panik duygularını getirebiliyor. Bu dönemde eşlerin birbirine destek olması, ortak payda ve zamanlarını arttırmaları ve güç birliği yapmaları iki taraf için de mutlu bir hamilelik döneminin kaynağı olabiliyor.
Menopoz hayatın 3'de 1'ini oluşturuyor
Birçok kadın menopoz dönemine sonun başlangıcı olarak bakıyor ancak menopoz, kadın hayatının en az üçte birlik bir süresinin geçeceği önemli bir dönem. Fizyolojik değişikliklerinin yol açtığı farklı belirtiler ve korkular ortaya çıkabiliyor. Yaşlanma duysu, sağlığı kaybetme endişesi gibi birçok olumsuz duygu yaşanabiliyor. Azalan östrojen nedeniyle değişik derecelerde ateş basmaları, terlemeler, ani sıkıntı hisleri, cinsel istekte azalma, uykusuzluk, kemik gücünde azalma gibi değişiklikler ortaya çıkabiliyor. Bu belirtilerin üstesinden gelmek ve gerekli hormon düzenlemelerini gerçekleştirmek için, bir uzmandan destek almak çok önemli.
Menopoz dönemindeki eşe hastaymış gibi davranmak yanlış
Şüphesiz ki, menopoz dönemi kadınlar için gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak zorlu bir süreç. Bu süreçte de eşlerine düşen görevler bulunuyor. Ancak menopoz bir hastalık değil. Bu nedenle erkeklerin eşlerine sanki hastalarmış gibi yaklaşması kadının kendini daha da yetersiz hissetmesine ve değişimleri daha zor kabullenmesine neden olabiliyor. İlgili, şefkatli, sevgili olmanın yanında destekleyici olmak ve eşlerini anlamaya çalışmak bu dönem için faydalı adımlar.
Olumsuz etkiler zamanla kayboluyor
Menopoz, perimenopoz adı verilen bir geçiş sürecinden sonra başlıyor. Kimi zaman ani kimi zaman daha yavaş gelişen bu geçiş dönemi, şikayetleri beraberinde getiriyor. Genellikle ilk birkaç yıl şikayetler yoğun olarak hissediliyor ve sonrasında azalmaya başlıyor. Bu dönemde hormon tedavisi ile birlikte sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz olumlu etkiler sağlıyor.
Suriyeli Dilencinin Daracık Kıllı Amını Siktim
Merhaba Sex Hikayesi severler. Biliyorsunuz Suriyeli bir sürü genç erkeğiyle kızıyla anasıyla çoluk çocuk memleketimiz Türkiye’ye toplandı. Bazılarını mutsuz etse de bu durum benim için bir hayli iyi oldu anlatınca sizde anlayacaksınız ve şunu da hemen belirteyim ben çirkin kadının olmadığını düşünüyorum sadece bakımsız kadın vardır.
Bir gün işten 4 gibi çıktım ev biraz uzak kalıyor çalıştığım avm’e. Metrobüse binmek için yola koyuldum. Yine abazayım tabi. Avm’de bir sürü mini etekli kaşar görüp insan nasıl dayansın. Evli değiliz ki karımızı yapalım. Eve gidip hemen 31 çekmeni derdindeydim. Metrobüse giderken sağ tarafta oturan genç bir Suriyeli kız gördüm. Saçı başı toz toprak oturmuş önüne bir tane yoğurt kasesi koymuş ve içine bozuk paraları biriktiriyor. Ona bakarak oradan geçtim ve geçerken bir anda düşündüm. Bu kız burada bu soğuk hava da çaresiz bekliyor.
Ben bunu alıp eve götürsem yemek falan yedirsem bana minnettar kalacak. Ve bu abazalıkta bu kız ilaç gibi gelir en kötü dedim. Tek sorun bu kıza gidip bunu nasıl söyleyecektim. Hemen düşündüm taşındım ve aklıma şeytani bir plan getirip utanmadan yanına yanaştım.Merhaba bu soğuk havada nasıl böyle duruyorsun? Sana yardım etmemi ister misin? dedim. Ne yapayım dedi yarım şivesi bozuk Türkçesi ile. Yapacak hiç bir şeyim yok ailem yok yalnızım ve bu soğukta burada para toplamaya çalışıyorum dedi.
O sırada ben oturup o kızla konuşurken etraftakiler de tip tip bakıyordu bilirsiniz insanlarımız çok meraklıdır. Yüzüne bakarak istersen gel bak ben tek başıma yaşıyorum. Benimle kalırsın yemeklerimi yapar ve temizlik ile uğraşırsın. Senden para falan istemem. Karnını doyurur ben ne yersem onu yersin dedim. Biraz kuşkulu gözlerle bakıp bu soğukta dışarda kalmaktansa gelmeyi tercih ederim dedi. O bu şekilde konuşamıyor tabi ama ben size anlayacağın şekilde talafuz ediyorum. Hemen onu kaldırdım kolundan metrobüse doğru yürümeye başladık.
Zayıf ve dolgun poposu vardı ona evde neler yapacağımın sevincini yaşıyordum adeta. Sabaha kadar durmadan becerme planlarım vardı. Bu abazalıkta mükemmel gelecekti o kız bana. Yolda endişeli endişeli yürüyordu. Haklıydı sizde olsanız bilmediğiniz bir memlekete gidip tanımadığınız hangi adamın evine giderdiniz ki?. Onu rahatlamak için güzel sözler söylüyordum yolda giderken. İstersen evlenebiliriz sen de aileni çağırabilirsin falan diye yalanlar uyduruyordum. Yüzü tatlıydı esmer ve mavi gözleri vardı. Yalan yok üstü biraz pis kokuyordu.
Ona akbil bastıktan sonra metrobüse bindik ve geleceğimiz durakta indik. Kimseye çaktırmadan onu apartmana götürdüm ve içeri girdik. Bak burası benim evim bu arada senin ismin ne? diye sordum. Adım Azime dedi. Memnun oldum Fatma ev senin gibi ne istersen onu yap dedim. Sıcak bir duş alıp benim bol eşofmanları sana vereyim bir güzel karnımızı doyuralım dedim. Tamam dedi ve banyoya götürdüm onu. Arkadan kapıyı kilitle istersen dedim. Yüzüme bakarak tebessüm etti ve ben dışarı çıktım kim bilir nasıl vücudu vardı.
Su sesleri gelmeye başladı ve gidip çok yavaşça kapıyı açmaya çalıştım. Kilitli değildi ve duş kabinin oradan onu izliyordum. Ne güzel bir vücut poposu kocaman göğüsleri dik ve diri duruyordu. Esmerdi önü ve koltuk altı kıllıydı her halde dışarıda kalmaktan kızcağız kesemiyordu. Saçları dağınık ve suyun altında çok güzel duruyordu. Aletim direk zımba gibi oldu ve elimle ovuşturmaya başladım. Resmen pantolonumu delecek gibiydi. 15 dakika bunu duşta soluksuz izledim ve suyu kapattıktan sonra hemen kapıyı kapatıp içeri geçip oturdum.
Verdiğim eşofmanları giymiş altına külot giymediği için resmen eğilince eşofman güzel kocaman kıçının arasına giriyordu. Gelip yanıma oturdu ve masayı hazırlayalım dedim. Tamam dedi ve yemek yapmasını biliyor musun dedim gülerek. Yani sizin yemekler nasıldır bilmem ama ben Suriye de iken kendim yapıyordum bir şeyler dedi. İstediği malzemeleri önüne koydum ve ben oturdum yemek yapmasını izledim. Çok güzel tatlıydı. Minyon tipi vardı o dilenci kızdan eser kalmamıştı. İnce ayak bilekleri ve sütun gibi bacakları vardı.
Daha fazla dayanamayıp arkasından yavaşça yaklaştım ve kazık gibi penisle ona arkadan sarıldım. Biraz irkildi ve anlamaması mümkün değildi kazık gibi sikim eşofmanın arasından götüne girecekti nerdeyse. Ne yapmaya çalışıyorsun dedi ve itti beni. Bana bak kızım dedim. Bu soğukta dışarıda duruyordun seni alıp buraya getirdim. Benim de erkek olarak bazı ihtiyaçlarım vr bunları karşılayacaksın, yoksa kendin bilirsin dedim. Tamam ama bekle istersen daha yeni geldim ve ortama alışayım ayrıca karnım çok aç ne yapabilirim yemek yiyelim ilk önce dedi.
Bunu duymayı ondan beklemiyordum. O mutlulukla tamam nasıl istersen öyle olsun dedim. Ve lezzsetli yemekleri getirip masaya koydu. Yemeğimizi yedik ve o şehvetli gözlerine bakıyordum. Yemek artıklarını topladıktan sonra içeri geçtik salona ve televizyon karşısında yan yana oturduk. İlk hamleyi ben yaptım kolundan yavaşca tutup kendime çektim. Dudadağından öpmeye başladım ve dudağındaki ıslaklık gitmiyordu çok tatlıydı. Bir anda öpüşmek deliler gibi sevişmeye döndü çok istekliydi kucağıma oturttum ve penisim kazık gibiydi.
Altımda ki kot pantolonu çıkarttım külotla kucağıma oturdu. Deli gibi götünü sikime sürtüyordu kucağımda. O sırada göğüslerini elleyip avuçluyordum. Taş gibi ellerime geliyorlardı ve tişörtün üstünden memelerini ısırıyordum. Kucağımdan kalkıp yanıma oturdu ve elimle eşofman üstünden şeftalisini okşamaya başladım. Hemen zevke gelip bacaklarını iki yana açtı ve eliyle saçımdan tutmaya başladı. İçimden geçirdiğim şey şu; vay be orospu sende ne cevher varmış. Onu da zevke getirdikten sonra eşofmanını çıkarıp kıllı şeftalisini yalamaya başladım.
Şeftalisi çok sulanmıştı ve zevk inlemeleri yapıyordu. Hem şeftalisini emiyordum hem göğüslerini sıkıyordum. Dilim kasıklarında geziyordu. Ben yaladım sıra sende dedim ve oturdum. Baksırımı çıkarıp göbeğimden öperek aşağıya indi ve mükemmel şekilde dilini kullanıyordu. Sıcacık ağzı ile kocaman penisimi bir anda ağzına aldı ve sakso yapmaya başladı. Dondurma yalar gibi aletimi yalıyordu. Penisimden taşaklara indi ve bütün taşakları ağzına almaya başladı. Dili ile kıçımın deliğine kadar indi hayatımda böyle bir zevk aldığımı hatırlamıyorum.
Dayanamıyorduk artık ve gelip yavaşça kucağıma oturdu. Bakire misin diye sorduğumda hayır değilim dedi. Türkiye’ye ilk geldiğim gün tecavüze uğradım dedi. O sırada yavaşça oturup kalkıyordu. Mükemmel dardı resmen 5 dakika boyunca kucağımda zevk çığlıkları ata ata zıpladı. Ayağa kalktık ve domalttım. O güzel kocaman kıçının arasından aletimi soktum ve gidip gelmeye başladım. Girip çıkarken götüne tokatlar atıyordum kıpkırmızı olmuştu. Saçından tutup kendime çektim ve daha köküne kadar girdim. Ahhhh offffff sesleri bitmiyordu.
Gırtlağından tutup sırtını göğsüme gelecek şekilde kaldırdım ayağa. Ayakta o güzel yuımuşak götünün arasına girip çıkıyordum. Off dayanamıyorum boşalıyorum dedim. Önümde eğilip ağzını açtı ve penisimle ağzının içini döl ile doldurdum. Suriyeli kız sevişmeyi bu kadar güzel olduğunu düşünmemiştim. Resmen profesyonel bir orospuydu. Dilenci demeye bin şahit ister. Güzelce duş alıp televizyon karşısında sarılıp uyumuşuz. Suriyeli kadın evinin karısı oldu Sürekli kadın bana geliyor sonumuz nereye gidecek bilmiyorum.
'Kısırlık erkeklerde artış eğiliminde'
Medicana International Ankara Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Op. Dr. Özgün: "Eskiden kısırlık oranlarında kadın ve erkek payı yaklaşık yarı yarıyaydı, şimdi vakaların 3'te 2'si erkek."Medicana International Ankara Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, son yıllarda erkeklerin kısırlık oranında artış olduğuna işaret ederek, "Eskiden kadın ve erkek oranı yaklaşık yarı yarıyaydı, şimdi vakaların 3'te 2'si erkek, 3'te 1'i kadın oldu" dedi.
Hastane tarafından düzenlenen Bahar Buluşmasında, Tüp Bebek Merkezi ekibi ile bu yolla çocuk sahibi olan aileler buluştu. Tedavi sürecine ilişkin deneyimlerini konuklarla paylaşan aileler, çocuk özlemlerinin sonlanmasında tercih edilen tıp ekibinin yanında sabır ve ısrarın önemli faktörler olduğunu anlattı.
Bebeklerinin ilk kalp atışını duydukları andaki heyecanı dile getiren aileler, umutları taze tutmanın tedavi süreci boyunca pozitif etki yarattığını vurguladı. Bazı aileler ise çocuklarını kucaklamış olmayı "mucize" olarak nitelendirdi.
Kısırlık, 2050'de çiftlerin %70'inin sorunu olabilir
Hastanenin Tüp Bebek Merkezinin Sorumlu Hekimi Op. Dr. Osman Denizhan Özgün, yaptığı açıklamada, özellikle son 20-30 yıldır sanayi toplumunun getirdiği bir bedelle karşı karşıya olunduğunu ve erkeklerde kısırlık oranının arttığını söyledi. Özgün, şöyle konuştu:
"Dünyada yapılan araştırmalara göre yaklaşık 30 bine yakın toksik madde var. Yediğimiz, içtiğimiz, soluduğumuz, giydiğimiz, tükettiğimiz bir çok şeyde bir sürü toksik madde var. Bunlar kısırlık vakalarını erkeklerde çok fazla artırdı. Hatta 2050 yılında çiftlerin yaklaşık yüzde 70'inin kısırlıkla ilgili problemi olacağı söyleniyor. Bu oran artmaya da başladı. Özellikle erkekler bu işte en fazla mağdur olanlar. Onun için mutlaka evlilikten sonra çocuk yapmayı düşünseler de düşünmeseler de mutlaka tüp merkezlerine gelerek spermleriyle, kişinin muayenesiyle basit bir inceleme yaparak bir karar verilmesi gerekiyor. Çünkü hiç ummadığımız bir anda böyle bir problemle karşı karşıya kalabiliriz."
Tüp bebeğin günümüzde çok fazla yaşamın içerisine girdiğini ifade eden Özgün, bu yöntemin çok olağan ve kolay bir hal aldığını belirtti. Özgün, "İnsanların da artık eski tepkileri yok. Çünkü biz aslında zaten doğal bir şey yapıyoruz. Spermle yumurtanın buluşmasına laboratuvar ortamında yardımcı oluyoruz. Onun için bu tip yöntemlere başvurmakta hiç bir tereddüt yaşanmamalı" dedi.
Tedavi sürecinde bunlara dikkat...
Tedavi sürecinde dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin de bilgiler veren Op. Dr. Özgün, "Tedavi süreci, zaman açısından baktığımızda, eskiye göre biraz daha kısaldı. Eskiden 1,5 ay civarında süren tedavi süreci, şimdi 2 hafta içerisinde tamamlanabiliyor. Tedavide zaman içerisinde ortaya çıkan yenilikler tedavi süresinin de kısalmasını sağladı. Çiftlerin sigara, alkol gibi tedaviyi direkt etkileyen şeylerden uzak durmalarında fayda var. Bunun dışında başvuracakların merkezin direktifleriyle bu süreci kısa sürede atlatmaları mümkün" değerlendirmesinde bulundu.
Besin Alerjisi, Solunum Yolu Alerjisini Tetikliyor
Dünyada alerjik hastalıkların başında besin alerjileri geliyor. Besin alerjileri, solunum yolu alerjilerini tetikliyor ve her 13 çocuktan birinde görülüyor. Besin Alerjileri ve Anafilaksi Networku, bugün ki adıyla Food Allergy Research and Education, Mayıs ayı boyunca, halkı besin alerjileri ve özellikleri hakkında bilgilendiriyor.
Besin alerjisinin önemine dikkat çeken, Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Antony, Avrupa'da en önemli iş günü kaybı sebebi olan, çok tehlikeli sonuçlar doğuran astım gibi solunum yolu alerjilerinin temelinde besin alerjisi bulunduğunu söyledi. Özellikle çocuklarda, temelinde besin alerjisi olan alerjik nezlenin; okul günü kayıplarına yol açtığını, günlük fiziksel ve sosyal aktivitelere katılımı engellediğini sözlerine ekledi.
İnsanın hayatı boyunca karşılaştığı, bütün besinlerin alerji yapma potansiyeli olduğunu, en çok besin alerjisi yapan gıdaların başında süt, yumurta, buğday, deniz ürünleri, fındık fıstık gibi çerezlerin ve deniz ürünlerinin bulunduğunu belirtti. Doç. Dr. Akgül Akpınarlı besin alerjileri farkındalık ayı kapsamında şöyle konuştu: "Besin alerjileri genellikle erken çocukluk döneminde, başlama eğilimindedir, fakat anne karnında başlayabileceği gibi erişkin yaşlarda ya da yaşlılıkta da ortaya çıkabilmektedir. Çocuklukta başlayan besin alerjileri genelde %80-90 geçer, %10-20 besin alerjileri ömür boyu devam edebilir. Besin alerjileri bazen hafif alerjik bulgular ile kendini gösterirken bazen de hayati tehdit eden, ANAFILAKSI denilen, aniden gelişen bütün vücut fonksiyonlarının durduğu şok seklinde kendini gösterebilir. Besin alerjilerinin bulguları tutulan organa göre değişir. Besin alerjilerini vücutta tutmadığı organ ya da sistem yoktur. Besin alerjileri ile ilgili en tipik beklenti ciltte kaşıntı, kızarıklık ya da döküntü yapmasıdır. Oysa besin alerjileri bu bulgular dışında birçok organı da tutabilir."
Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Antony besin alerjilerinin, ciltte: hassasiyet, kuruluk, kaşıntı, kızarıklık döküntü, ürtiker ya da kurdeşen denilen lezyonlar ve çocukluk çağı egzaması denilen "atomik dermatit'' yapabileceğine dikkat çekti. Doç. Dr. Antony; "Alerjiler burunda: kaşıntı, akıntı, tıkanıklık, hapşırma ve arkaya akıntı yani geniz akıntısıyla, kokulara karşı aşırı hassasiyet ya da koku alamama, gözlerde: kaşıntı, kızarıklık sulanma, geniz eti ve bademcik büyümesi, geçmeyen ve sık tekrar eden kulak yolu enfeksiyonları ve kulakta: su toplaması, geçmeyen veya sık tekrar eden sinüzitler, hava yollarını tutması nedeniyle sık tekrar eden Krup dediğimiz, genelde aniden sabaha karşı ortaya çıkan gürültülü havlar tarzda öksürükler olarak kendini gösterir.
Bronşlarımızı tutması nedeniyle sık sık ortaya çıkan öksürük, hırıltı ve nefes darlığıyla giden alerjik bronşit ve Astım, sindirim sistemimizi tuttuğunda karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, kabızlık ve reflü gelir. Bunların yanı sıra bazen spesifik olarak tek bir organı tutmamakla birlikte genel bir halsizlik,
iştahsızlık, büyüme geriliği, kansızlık, çok sık hasta olma, durumlarıyla da karşımıza çıkabilir" dedi.
En çok dikkat edilmesi gerek durumun, besin alerjisine bağlı gelişebilen anafileksi olduğuna vurgu yaparak, besin alerjisi teşhisinin hastanın öyküsüne, fiziki muayyenine, bulgularına, alerjik deri testlerine ve kanda spesifik olarak bakılan IgE ile konulabildiğine değindi. Tedavide alerjik olunan besin ve o besinin türevlerinin diyetten çıkarılması gerektiğini belirtti.
26 Ağustos 2016 Cuma
Görümcemin Bulduğu Adamlarla Grup Sex Yapıyoruz
Adım Seher, 19 yaşındayım, 50 kilo ve 1.60 boyundayım. Kaymak Gibi Sikilen Amlar sitesindeki hikayeleri okuyup çok defa orgazm oldum. Size grup sekse nasıl alıştığımı anlatmak istiyorum. Şu an Almanyada Bremende yaşıyorum, aslen Türkiyenin en uzak illerinden birindenim, 17 yaşımda evlenip Almanyaya (ithal gelin olarak) geldim. 16 yaşımdayken, uzak bir Almancı akrabamızın oğluyla nişanlandım. Nişanıma kadar görmemiştim kocamı. 17 yaşımda düğünümüz oldu ve evlendik. Düğünden 6 ay kadar önce pasaport işlemlerimi falan yaptırdık. Düğün günü kocamla odamıza geçince, ilk defa gerdekte yarak gördüm. Amımı ilk kocam sikti ve bekaretimi bozdu. Gerdekte sabaha kadar 2 defa sikti beni. Ertesi gün Diyarbakıra gittik, ordan uçakla İstanbula, ordan da Almanyaya uçtuk. Bunu da belirtmekte fayda var, kocamda sertleşme ve erken boşalma problemi olduğu için, sadece 15-20 günde bir defa sikişiyorduk… Bremende ailecek (kaynanam, kayınbabam, kocam ve benden 2 yaş büyük görümcemle) aynı evde kalmaya başladık. Benim dışımda herkes çalıştığı için evde ben yalnız kalıyordum. Kaynanam ve kayınbabam sabah 06:00’da, kocam 07:00’de, görümcem ise 09:00’da evden çıkıyor ve işe gidiyorlardı. Akşam da kocam, kaynanam ve kayınbabam aynı saatte, yani akşam 18:00’de geliyorlar, görümcem ise gece 23:00 – 24:00 gibi eve geliyordu. Evdekiler farkına varmıyordu, ben görümcemle birbirimize yakın olduğumuzdan bazen nefesinin içki koktuğunu hissediyordum (fakat bunu niye yaptığını görümceme hiç sormadım). Görümcem de benim gibi kapalı giyinen (başı örtülü ve pardesülü), 55 kiloda, benden az uzun biriydi. Evde çamışırları ben yıkardım. Bir seferinde görümcemin kirlilerini yıkayacaktım, makineye başörtüsünü atacakken kurumuş sümük gibi şey gördüm. İyice emin olmamakla birlikte, görümcemin başörtüsündeki bu lekenin erkek dölü olduğunu tahmin ettim. Görümcem bekar oldugu için demek ki erkek arkadaşını ağzıyla boşaltıyordu ve dölleri başörtüsüne bulaşmış diye düşündüm. Görümcem bir gece (mesaim var diyerek) eve çok geç ve zil zurna sarhoş gelmişti. Tesadüfen ben de tuvalete diye kalkmıştım, kapıyı kendisine ben açtım, evdekilerin hepsi uyuyordu. Görümcemin başörtüsünde yine döl lekeleri vardı. Hemen kimse görmeden görümcemi banyoya aldım, suyun altında kendine gelir diye düşündüm. Görümcemi soyundurup duşun altına soktum, fakat ayılacak gibi değildi, sarhoştu. Ne olduğunu sorduğumda, 4 erkekle sikiştiğini söyledi. Görümcemin arkasına su tutarken farkettim, göt deliği kocaman açıktı. Görümcemi yıkayıp odasına götürdüm, geceliğini giymek istemeyince, çıplak olarak yatağına yatırdım, üstüne yorganı örttüm. Böyle birşeyi nasıl yaptığını sorup, kızdım biraz. Fakat halen sarhoş olduğu için, benim kızmama bile gülerek cevap veriyordu, “Yenge yarakları kalındı, kocamandı! Nebiçim siktiler! Yenge, abim seni sikemiyor değil mi, istersen seni de kalın yaraklı erkeklere siktirebilirim!” dedi. Ben de, “Sen sarhoşsun, ne dediğini bilmiyorsun, yat uyu, sabah konuşuruz!” diye kızdım ve odadan çıktım. Sabah 08:00 olmuştu uyandım, evde tek görümcem kalmıştı. Kahvaltı için uyandırmaya gittiğimde üstündeki yorganı aşağı atmış, dizlerini karnına çekmiş bir şekilde uyuyordu ve göt deliği halen açıktı.
Görümcemi uyandırdım ve kendine gelince ilk iş olarak götüne ne olduğunu sordum. Gülerek, “Ne olacak, dün gece kalın yaraklı 4 Alman bağırta bağırta sikti götümü!” dedi. Şok olmuştum, “Nasıl yani, tecavüz mü ettiler?” dedim. Görümcem sırıtarak, “Yooo, para karşılığı siktirdim!” dedi. Bunları duyunca kızdım, “Orospu musun sen?” dedim ve mutfağa gittim. Biraz sonra yanıma geldi, “Yenge istersen seni de aram ıza alırız, hem yarak görürsün, hem amın götün yarağa doyar, hem de para kazanırsın!” dedi. Sinirlenmiştim, “Kızım sen manyak mısın?” dedim, fakat aynı zamanda heycanlanmıştım da. Görümcem, “Yenge valla bak, seni de götüreyim, iyi sikiyorlar!” dedi. Ben de, “Saçmalama, olmaz! Hem gelmek istesem bile nasıl olacak ki?” dedim. Anlatmaya başladı, bizimkilerin kendisini bir işte çalıştığını sandıklarını, fakat çalışmadığını, erkeklerle para karşılığında sikiştiğini ve bekaretini de iyi paraya verdiğini anlattı. Ben görümcemin detaylı olarak anlattıklarını ağzım açık dinlerken, bir yandan da başka şeyler düşünüyordum, evlenmeden önce (sadece bir defa) köyün çobanı şalvarımı indirip beni domaltmış ve amımı yalamıştı, sonra da sikini kalçalarımın arasına sürterek boşalmıştı (çobanın sikini bile görmemiştim). Oysa kocam amımı daha hiç yalamamıştı. Görümcemin anlattıkları bu grup seks olayı (ve gözümde canlanan çobanın amımı yalaması) ile heyecanlanmıştım ve amım iyice sulanmıştı. “Grup seks derken, kaç erkek var bu grupta?” diye sordum. “Genelde 4-5 erkek oluyor, üstelik sen iyi para edersin, körpeciksin, abimin seni iyi sikemediğini de biliyorum, seni bakire diye siktiririm, ilk seferinde rahat 2-3 bin Euro alırsın!” dedi. Görümceme, “Ama sen götünden de siktiriyorsun!” dedim. “Evet, götten sikmeye de iyi para veriyorlar, sen de götünü siktirirsin, birkere tadını alınca birdaha vazgeçemezsin, hep götten istersin! Eğer istersen bugün yeni bir gruba gideceğim, seni de götürürüm!” dedi. Yaraksızlıktan 15 gündür yanan amım iyice kudurmuştu, “Tamam kız! Ben de geliyorum senle!” dedim. Kahvaltıyı yapıp, pardesülerimizi giydik, başörtülerimizi taktık evden çıktık. Yürüyerek bir otobüs durağına geldik, görümcem telefonla birini aradı. 10 dakika sonra Lüx bir araba yanımızda durdu ve görümcem hemen kapıyı açıp öne oturdu, ben de arkaya geçtim. Arkada bir erkek daha vardı, iri yarı, sarı saçlı bir Alman. Görümcem arabayı kullanan Almanı tanıyordu, onu dudaklarından öptü. Yanımdaki adam da pardesümün üstünden bacaklarımı ve kalçalarımı ellemeye başladı hemen. Yol boyu bacaklarımı sıkarak, Bremen dışında bir çiftlik evine vardık. Etrafta başka ev yoktu. Kapıyı iri yarı biri açtı, içeri geçince 3 erkek daha vardı… Görümcem hemen pardesesünü çıkarıp soyunmaya başladı, bana da, “Soyun!” dedi. Beni de arabada yanımda gelen adam soymaya başladı. Çok heyecanlıydım ve korkuyordum. Görümcemle bana birer bardak Wiski verdiler, içtik. Hayatımda ilk defa içki içiyordum. Odadaki tüm erkekler tamamen soyunmuştu, görümcemle ben de çıplaktık sadece başörtülerimiz duruyordu. Görümcem gayet rahattı, fakat ben çok utanıyordum. Ordaki erkeklerin birisi Türktü ve yarağı inanılmaz büyüktü. Kocamın sikinden başka yarak görmemiştim, ama bu Türkünkü diğerlerinden büyüktü. Türk olan görümceme, “Bakire mi bu?” dedi. Görümcem de, “Evet, dün köyden geldi!” dedi. Bunun üzerine, “Gel güzelim!” diyerek beni kolumdan tutup başka bir odaya götürdü. Heyecandan ve korkudan ölecektim… Odaya girdiğimizde, “Hiç yarak emdin mi?” dedi. Utana sıkıla, “Hayır yapmadım!” dedim. Gerçekten de hiç emmemiştim. Bunun üzerine, “Yala orospu!” deyip kafamı yarağına bastırdı ve ağzıma almam için zorlamaya başladı. Yarağı kocamın sikinin enaz iki katı vardı, hem kalın hem uzundu. Yarağının başını ağzıma zorla soktu ve emdirdi. Az sonra, “Hiç siktirdin mi?” dedi. Yarağını ağzımdan çıkarıp, “Hayır, siktirmedim!” dedim. Hızla ağzıma sokup çıkarmaya başladı, “Senin bugün amını götünü dağıtacağız!” dedi. Kendisi yatağa uzanıp beni üzerine çekti, bacaklarımı kafasına getirip, yarağını ağzıma verdi ve “Yala!” dedi. Ben onun yarağını yalarken o da amımı emiyordu. Köyün çobanından sonra ilk defa bir erkek amımı yalıyordu, fakat bu çobandan daha güzel yalıyordu. Çok geçmeden, elimde olmadan adamın ağzına boşaldım. Bu arada ağzımda kalın yarağı iyice büyümüştü… Beni üzerinden kaldırıp sırtüstü yatırdı. Bacaklarımı ayırdı ve bacakarama yanaştı, amıma yarağını dayadı. Önce amıma biraz sürttükten sonra bir anda hepsini soktu. Böyle birden sokacağını beklemediğim ve acıdığı için, var gücümle çığlık atmıştım. Hayvan herif, resmen amımın biryerlerini yırtmıştı yarağını sokunca, gözümden yaşlar gelmişti, acıdan kıvranıyordum. O ise kanırta kanırta köklemeye devam ediyordu. Yüklene yüklene kalın yarağı amımın dibini bulmuştu ve hiç beklemeden hızla sokup çıkarmaya başladı. Beni bağırta bağırta 10-15 dakika siktikten sonra ben acı ve zevkle karışık boşaldım. O halen sert sert çekip çekip sokmaya devam ediyordu. Birden yarağını çıkarıp beni yüzüstü dönderdi ve dizlerimin üstüne domalttı ve tekrar arkadan amıma soktu. Amımı deli gibi sikerken kalçalarımı tokatlayıp, “Orospu amını götünü sikecem dağıtacam senin!” diyor, basıyordu. Çok geçmeden ben yine boşaldım… Yarağını amımdan çıkardı ve göt deliğime dayadı. Götümden daha önce hiç siktirmemiştim. Zorlaya zorlaya, götümün deliğini yırta yırta o kalın yarağının hepsini köküne kadar götüme sokarken, ben artık çığlık atmıyor, resmen hayvanlar gibi böğürüyordum. Amımdan da götümden de kan akıyordu, artık götüm ve amım gerçekten bozulmuştu, hemde kalın yaraklı biri tarafından ve acımasızca. 10-15 dakika kadar götümde gidip geldi ve böğürerek götüme boşaldı. O kalın yarağını götümden çıkardığında bir süre kendime gelemedim, ölü gibi yattım kaldım yatakta… Zar zor yataktan kalkıp salona geçtiğimde, görümcem başında başörtüsü, altında bir erkek, arkasında biri, ağzında biri, 3 erkek tarafından aynı anda, hem ağzından, hem amından hem de götünden sikiliyordu. Hem de nebiçim bağırtıyorlardı görümcemi. Arabayı kullanan Alman da koltukta oturmuş yarağıyla oynuyordu. Yarağı nerdeyse demin yediğim yarak kadar vardı. Yanlarından geçerek banyoya gittim. Yıkanıp temizlenip salona geri geldiğimde halen aynıydılar, üçü birden görümcemi sikiyorlardı. Ayakta onları biraz seyrettikten sonra koltukta oturan Alman yanına çağırdı beni, gittim yanına oturdum. Ensemden bastırarak yarağını ağzıma verdi. 4-5 dakika yarağını emdirip domalttı beni ve kapanmamış götüme soktu birden… O sırada az önce beni siken Türk de geldi yarağını ağzıma verdi. Diğerleri de görümcemi sikmeyi bırakıp başıma üşüştüler. Arkamda bir Alman, ağzımda kalın damarlı bir Türk yarağı ile sikilirken, az önce görümcemin ağzına veren yere uzandı, arkamdaki Alman yarağını götümden çıkardı ve yere uzanmış olanı göstererek, “Git onun üstüne otur!” dedi. Elbirliği ile beni tutup yerde uzananın kalın yarağını amıma sokup üstüne oturttular. Bir iki git gel anca yaptım ki, arkama deminki yarak yine dayandı ve amımdan sikilirken o da götüme soktu. Bugün benim ilklerimin günüydü, iki yarak birden sikiyordu beni. Türk olan yine ağzıma verdi ve beni o pozisyonda bağırta bağırta, yarım saatten fazla siktiler. Sonra sırayla hepsi, ağzıma yüzüme boşaldılar. Döllerin bir kısmı başörtüme sıçramıştı, (şimdi görümcemin başörtüsündeki döl lekelerinin nasıl oluştuğunu daha iyi anlıyordum). O gün beni 5 erkek, hiç acımadan siktiler ve amımı götümü dağıttılar. Görümcemi de aynı şekilde sikmişlerdi, fakat o alışık olduğundan benim gibi çok heycanlanmıyordu. Giyinip evden çıkarken, görümceme 1.000 Euro, bana da 3.000 Euro para verdiler, (beni kız zannedip bozduğu için ve ilk seferim olduğu için bana çok vermişlerdi). Doğruyu söylemek gerekirse, canım çok yandı, fakat çok ta hoşuma gitti, zevk aldım, verdikleri para da işin cabası. Artık sürekli görümcemle birlikte, gruplara sikişmeye gidiyorum. Orospu görümcem nerden buluyorsa, her seferinde kalın yaraklı Türkleri ve Almanları buluyor hep. Fakat şikayetçi değilim, hem yarağa doyuyorum, hem çok para kazanıyorum. Sikiştiğimden ve verdikleri paralardan (görümcemden başka) kimsenin haberi yok!
19 Ağustos 2016 Cuma
Üvey Annemi Sert Siktim
Merhaba arkadaşlar ben Celal. 22 yaşında üniversite öğrencisiyim. İznik’te ailemle yaşıyorum. Babam ben ve üvey annem. Evet babamla annem liseye başladığım ilk yıllarda ayrıldı. Annemle de görüşüyorum ama velayetim babamda. Babam varlıklı ve bir o kadar da rahat bir adam. Şu an özel bir Üniversite’de bilgisayar bölümünde okuyorum. Sanırım okulu biraz zor bitireceğim çünkü okulla aram oldum olası iyi değil. Annem onu ziyarete gittiğim zamanlarda babamın beni çok şımarttığını söyler durur belki de öyledir bilmiyorum. Üvey annem Aynur babamla annem boşandıktan iki yıl sonra babamla evlendi. Akrabalar tarafından tanıştılar ve evlendiler. Ben bir zararını görmedim ama ilk günden beri de içime sinmeyen bir şeyler vardı. Bundan 1 ay önce de üvey annem içim de ki rahatsızlığı haklı çıkarttı. 1 ay önce okulda her zaman ki gibi aşırı sıkılmış ve ilk dersten sonra çıkıp gitmiştim.
Niyetim eve gitmek değildi ama üzerimde anlam veremediğim bir ağırlık yüzünden eve gidip uyumak istiyordum. Taksiye atladım ve evin yolunu tuttum. Evin yakınlarında inerek markete girdim ve rahatlamak için içecek bir şeyler aldım. Marketten çıkıp eve yaklaştığımda evin önünde yabancı bir araba olduğunu gördüm ve şaşkınlık ve merakla içeri doğru hızlı adımlarla ilerledim. İçeri doğru yaklaştığımda sesler geldiğini fark ettim bu sesler kahkaha sesiydi ve üvey annemin yanında yabancı bir adam vardı yani babamı aldatıyordu. Bu nasıl bir cesaret diye sinirlendim ve o sinirle içeri daldım. Üvey annem çırılçıplaktı adam da öyle tabi. Hemen elimdeki içecekleri yere fırlatıp adamı büyük bir öfkeyle evden kovdum. Kaçar adımlarla evden çıkan adam arkasına bile bakmadı. Üvey annem ağlıyor ve açıklayabilirim diyerek yalvarıyordu. Ona hem kızgındım hem de bu hali çok hoşuma gitmişti. Bana yalvarması bile beni tahrik ediyordu. Çıplak vücudu inanılmaz güzeldi ve adeta beni çağırıyordu. Yavaş yavaş yanına yaklaştım ben yaklaştıkça o daha çok korkuyor ve geri geri kaçıyordu. Tek bir hamleyle saçından yakaladım ve “benimle de yatacaksın orospu” dedim. Üvey annem bu sözlerimden sonra büyük bir şaşkınlığa uğradı ama benim tehditlerim üzerine kendini bırakmak zorunda kaldı. Hem de öyle bir bıraktı ki o zevk dolu anları hala aklımdan çıkaramıyorum. Beni sekse doyurmaya o anlarda başlamıştı ve oldukça iyi sevişiyordu.
Ben onun karşımda duran çıplak vücudunu içime çekerek koklamaya ve içime çekmeye başladım. O an o koku benim için dünyanın en güzel kokusuydu. Boynundan göğüslerine kadar yalayarak her yerinin tadına baktım. Yarağım havalanmış ve çoktan harekete geçmişti. İnanılmaz bir zevkti ve oda çoktan zevk almaya başlamıştı. Ayakta seks yaparak inanılmaz bir zevke ulaşmıştık. Ve ben üvey anneme hayran kalmıştım. Yine ayakta sevişmeye devam ederken arkasını çevirerek götünden yarağımı sokmaya ve canının acısıyla onu bağırtmaya başladım. Artık ikimizde zevkten kendimizi kaybetmiştik. Onun sekste bu kadar iyi olduğunu bilseydim bunu daha önce yapardım. Beni gerçekten zevkten uçurmuştu. Aslında üvey annem babamdan biraz daha gençti ve güzel bir kadındı. Babamla birazda parası için evlendiğini herkes biliyordu zaten. Onun çekici halleri beni uzun zamandır etkiliyordu. Ama sonunda bu durum inanılmaz bir seksle sonuçlanmıştı. Artım istediğim zaman onunla birlikte olabilecektim. Artık onunda itiraz edeceğini sanmıyordum çünkü oldukça memnun kalmıştı. Tabi bu işin devamı geldi babamdan gizli üvey annemi doyasıya sikmeye devam ettim.
Ablamın Kayınpederi Annemi ve Beni Sikiyor
Selam ben Frankfurt’tan Cansu. Şu anda 18 yaşındayım, 1.65 boyunda, 60 kiloda ve esmerim. Ablam geçen sene evlendi. Ablamın kayınpederi Kaya amca, 53 yaşında olmasına rağmen, yaşından çok genç gösteriyor, çok yakışıklı ve çok da karizmatik biridir, vücudu çok kaslı. Anlayacağınız herşeyiyle dört dörtlük bir erkek. Kaya amcayı gören her kadının amının suyunun akacağından eminim. Kaya amcayı ilk gördüğümde ona aşık oldum, ama bu aşkımı hiç söyleyemedim kendisine.
Geçen sene, bir akşam, annem mutfakta fısıldaşarak telefonla konuşurken kulak misafiri oldum. Baktım canımlı aşkımlı konuşuyor, gizlice dinlemeye başladım. Telefonda konuştuğu kişi babam olamazdı, çünkü babam salonda oturuyordu. Ayrıca annem babama canım aşkım demez, çünkü babamı sevmez orospu. İyice kulak verdim, konuştuğu kişi artık kimse, onu eve davet ediyordu, “Sabah saat 7:30’da herkes gidiyor, evde tek ben kalıyorum, yarın gel, hem kahvaltı yaparız, hemde pezevenk kocamın yatağında sikersin beni!” diyordu. Çok sinir olmuştum, ama sesimi çıkarmadan dinledim. Karşıdakinin ne dediğini bilmiyorum, ama annem, “Tamam canım, tamam aşkım, tamam sikicim, yarın sabah bekliyorum!” dedi, telefonu kapattı.
Ertesi gün okula gider gibi evden çıktım, bir apartman ilerde beklemeye başladım. Yarım saat falan sonra Kaya amcayı bizim evin ilerisindeki fırına girerken gördüm. Önce anlam veremedim, niye ta buraya fırına geliyor ki diye düşünürken, Kaya amca elinde birşeylerle çıktı fırından. Ama arabasını orada bıraktı, bizim eve doğru yürümeye başladı. Olamaz dedim, annemin sikicisi Kaya amca olamazdı! Ama malesef ta kendisiymiş, gitti bizim binaya girdi. O an dünyam yıkıldı. Arkasından yürüdüm, eve gidip onları rezil edecektim. Binaya girdim, evimizin kapısına kadar vardım, sonra vazgeçtim. Çünkü onları rezil etmekle elime birşey geçmezdi. Hatta annemin canına bile minnet olurdu, babamdan boşanmak için bahane arıyordu zaten orospu. Olan bana olurdu, Kaya amcayı kaybederdim. Onu kaybetmek istemiyordum, onu gerçekten çok seviyordum ve aşıktım ona.
Tekrar binadan çıktım, ne yapacağımı düşünmeye başladım ve biraz daha bekleyip, tam onlar sikişmeye başlayınca girmeye karar verdim. Yarım saat kadar dışarda dolaştım ve sessizce eve girdim. Annemgilin odasının kapısı yarım açıktı ve acayip inleme sesleri geliyordu. Sessizce kapıya iyice yaklaştım. Kaya amca sırtüstü yatmış, annem yarağının üstüne oturmuş, üstünde deli gibi zıplıyordu, acayip sesler çıkarıyordu. Bir ara annem, “Aşkım orospunu altına alda sik!” dedi. Kaya amca, “Tamam!” deyince annem üstünden indi. Aman Tanrım o da neydi öyle? Kaya amcada öyle bir yarrak varmış ki, bana küçük dilimi yutturdu. Annemin o kocaman yarrağı içine aldığına inanamadım, çünkü annem minyon tipli, ufak tefek bir kadın. Kaya amca annemi altına aldı, o kacaman yarrağını annemin amına dayadı ve öyle bir girdi ki, annem derin bir, “Oohhhh!” çekti. Annem bu arada Kaya amcanın altında kayboldu gitti.
Kaya amca annemin amına öyle bir pompalıyordu ki, o pompaladıkça benim de amımdan sular yürüdü. Pantolonumun içine elimi soktum, külotum su gibi olmuştu. Başladım amımla oynamaya. Fazla dayanamadım, elektrik çarpmış gibi oldum, orgazm oldum, kendimden geçtim. Annemin çığlıklarıyla kendime geldim. Annem, “Aşkım çıkma, içimi döllerinle doldur sikicim!” diye bağırıyordu. Kaya amca da acayip sesler çıkararaktan annemin içine boşalmaya başladı. Boşaldıktan sonra annemin üstüne hareketsizce yığıldı kaldı. Tabi ben de hemen kendi odama girdim. Kapıyı hafif açık bıraktım ki odamdan onları gözetleyecektim.
Birkaç dakika sonra Kaya amca annemi kucağına almış, yarrağı halen annemin amının içinde banyoya girdiler. Banyonun kapısını kapatmışlardı. Biraz sonra su sesi geldi, ben de odamdan çıkıp, banyonun anahtar deliğinden baktım. Annem Kaya amcanın yarrağını yıkıyordu. Yarağı inmişti, ama inik haliyle bile çok büyüktü. Anlayacağınız gözüm baya korktu. Yıkanmaları bitip te kurulanmaya başladıklarında, ben tekrar odama geçtim, beklemeye başladım.
Biraz sonra banyodan çırılçıplak çıktılar, tekrar yatak odasına geçtiler. Ben de ne yapacağımı düşünmeye başladım. Aklıma bir cinlik geldi, onlar tekrar sikişmeye başlayınca, sessizce kapılarına gidip, bir şekilde kendimi Kaya amcaya gösterecektim. Bir süre odamda bekledim ve annemgilin odadan tekrar inleme sesleri gelmeye başlayınca hemen kapılarının kenarına yanaştım, baktım. 69 pozisyonuna geçmişler, Kaya amca alttan annemin amına yumulmuş, iştahla yalıyordu. Annem de Kaya amcanın o kocaman yarrağını iki eliyle tutmuş, aynı iştahla yalıyordu, ama ağzı yırtılacak gibiydi. O koca yarrak annemin ağzına zor giriyordu, yinede annem byük bir zevkle yalıyordu.
Tabi bu ara ben de boş durmuyordum, kendimi annemin yerinde hayal ederekten elim amımda deli gibi mastürbasyon yapıyordum. Onlar halen birbirlerini yalıyorlardı, ama ben bu arada yine orgazm oldum. Ama ne orgazm, hiç bu kadar zevkli orgazm olmamıştım, kalbim duracak gibiydi. Annemlerin ahlamaları ohlamaları yine birbirine karışmış vaziyetdeydi. Annem, “İçime gir aşkım, dayanamıyorum!” diyordu. Kaya amca da, “Gireceğim orospu, daha senin götüne de gireceğim!” diyordu. Annem, “Gir ekeğim gir, istediğin yerden gir, deliklerimin hepsi sana kurban olsun!” diyordu. Ama ben annemin o kocaman yarrağı götten albileceğini hiç tahmin etmiyordum, çünkü amına ve ağzına alırken okadar zorlanan biri, ufacık götüne nasıl alacak diye düşünüyordum.
Bu arada annem yine Kaya amcanın o koca yarrağının üstüne oturdu ve zorlana zorlana köküne kadar içine aldı, biraz bekledikten sonra kalkıp oturmaya başladı. O koca yarrak annemin amında bir görünüyor bir kayboluyordu. 10 dakika kadar böyle sikiştiler, sonra Kaya amca anneme, “Domal da sikeyim!” dedi. Annem Kaya amca ne derse yapıyordu, yatağın kenarına köpek gibi dörtayak domaldı. Kaya amca tam yataktan doğrulduğunda, benimle göz göze geldi ve dondu kaldı. Ben hemen kenara çekildim. Ne yapacak diye beklerken, Kaya amca anneme, “Bekle, ben bir tuvalete gidip geliyorum!” dedi ve yanıma geldi. Bir eliyle ağzımı kapattı ve kolumdan tuttuğu gibi beni de banyoya götürdü, “Eve ne zaman geldin?” dedi. “Hep burdaydım!” dedim. “Sessizce çık git, kimseye birşey söyleme, ne istersen vereceğim!” dedi. Ben de, “Seni istiyorum!” deyince, çok şaşırdı. “Şimdi git, bu meseleyi sonra dışarda konuşuruz!” dedi.
Yarrağı halen kalkıktı, “Ozaman bir kere yalayım!” deyip elime aldım, ama elime sığmıyordu. Önüne çömelip ağzıma almaya çalıştım, başı ağzıma zor sığdı. Başını emmeye başladım. Okadar güzeldi ki, saatlerce emebilirdim. Fakat Kaya amca, “Yeter bukadar, hadi git şimdi!” deyip kaldırdı. “Hayır, kalıp annemin götünü siktiğini görmek istiyorum!” dedim. Yarrağı halen elimdeydi, “Klozete doğru tut şunu da işeyim bari, annen şüpehelenmesin!” dedi. Yarrağını klozete doğru nişan aldırdım ve Kaya amca işemeye başladı. İşemesi bitince, “Peki izle, ama annene yakalanma, sonra hemen çık git!” dedi ve sifonu çekip banyodan çıktık. Kaya amca annemin yanına gitti, peşinden ben de gittim, kapının yakınında bekledim…
Annem bu arada herhalde pozisyonunu bozmuştu ki, Kaya amca yeniden domalmasını söyledi. Annemin beni görmemesi için uygun pozisyon ayarlıyordu. Anneme, “Kafanı yastığa göm iyice… Hah, işte böyle!” dedi. Bu aynı zamanda benim izlemem için işaretti. Kapıya yanaştım iyice. Kaya amca annemin arkasına geçti, yarrağını annemin amına aşağı yukarı sürtmeye başladı, sonra amına girdi. Önce yavaş yavaş, sonra hızlı hızlı sikmeye başladı. 5 dakika kadar amını siktikten sonra yarrağını annemin amından çıkardı, bana doğru göstererek yarrağının kafasını tükürükleyip sıvazladı. Benim elim yine amımdaydı. Kaya amca sonra annemin göt deliğine de bolca tükürük bırakıp, o kocaman yarrağını annemin götüne dayadı. Annem, “Yavaş gir aşkım, canımı acıtma! Götümü nezaman siksen, bir hafta götümün üstüne oturamıyorum!” dedi. O da, “Tamam acıtmam, kendini sıkma yeter!” diyordu.
Annemi belinden tuttu ve yüklenmeye başladı. Herhalde başı girdi ki, annem bastı feryadı. Kaya amca bana bakaraktan, “Tamam aşkım kafası girdi, zor kısmı geçti!” dedi. Kaya amca yine yüklendi. Annemden boğuk boğuk sesler çıkmaya başladı, ama bu arada Kaya amca yarrağının yarısından fazlasını sokmuştu annemin götüne. Sokarken de habire bana bakıyordu. Derken kalanını da birden kökledi. Annem, “Biraz bekle aşkım, çok acıdı!” diye inledi. Kaya amca biraz bekledi, bu arada da elinin birini annemin amına attı ve oynamaya başladı. Annem bu sefer zevkten inliyordu. Kaya amcanın yarrağı annemin götüne girip çıkmaya başladığında, annem, “Sik götümü aşkım, dağıt!” diyordu. Kaya amca 20-25 dakika anneme götten pompaladı, sonra böğürerek içine boşaldı. Ama bu arada ben de bittim. Kaya amca eliyle bana git işareti yaptı. Sessizce evden çıktım, yine az ilerdeki apartmanın orada oyalanmaya başladım.
Ben evden çıktıktan yarım saat kadar sonra Kaya amca da çıktı. Ben biraz yürüdüm, arkamdan arabayla geldi, yanıma durdu, “Bin hadi!” dedi. Arabaya bindim, hareket ettik, mahalleden uzaklaştık. Epeyce bir süre ikimizden de çıt çıkmadı. Bu arada şehir dışına çıkmıştık, otobanda yol alıyorduk. Sessizliği ben bozdum, “Nereye gidiyoruz?” dedim. “Bilmiyorum, gidiyoruz işte…” dedi. “Gidiyoruz işte olmaz, çek bir yere, konuşacağız!” dedim. Otobandan ayrılıp bir orman yoluna saptı ve parkedecek yer aramaya başladı. “Annemi yatakta sikiyorsun, beni ormanda mı sikeceksin?” dedim. “Ne sikmesi, sadece konuşacağız! Hem sen benimle böyle konuşmaya utanmıyormusun?” dedi. “Sen annemi sikmeye utanmıyorsun da, ben böyle konuşmaya niye utanayım? Konuşacak birşey yok, annemi siktiğin gibi beni de sikeceksin, ben de sikilmek istiyorum!” dedim.
Kaya amca arabayı kuytu bir yere çekip, kontağı kapattı ve “Saçmalama! Olmaz öyle şey!” dedi. “Ama ben istiyorum!” deyip dudaklarına yumuldum. İlk başta tepkisiz kaldı, ama sonradan o da karşılık verdi ve dudaklarıma öyle bir yapıştı ki, heyecandan heryerim zangır zangır titriyordu. Deli gibi öpüşmeye başladık, dillerimiz birbirine dolanıyordu. Elleri de boş durmuyordu, tişörtümü yukarı sıyırmış, memelerimi birer birer okşuyordu. Ordan elinin biriyle pantolonumun düğmesini çözdü. Sonra elini içeri soktu ve ıslanmış külotumun üstünden amımı okşamaya başladı. Ben tamamen kendimden geçtim, bulutların üstündeydim sanki. Ben de Kaya amcanın fermuarını açtım, elimi içeri soktum ki, yarrağı demir gibi olmuştu, sıvazlamaya başladım. Ama bu arada ben kendimi daha fazla tutamadım, titreye titreye orgazm oldum, nefesim kesildi, Kaya amcanın kucağına yığıldım kaldım. 10 dakikada ancak kendime geldim, nefes alışverişim düzeldi.
Kaya amca, “Mutlu oldun mu şimdi?” diye sordu. “Hemde çok! Nezamandır hayalini kurduğum yarrak şuan elimde, bundan daha büyük mutluluk olamaz!” dedim. Kaya amca çenemden tutup başımı kaldırdı ve “Hadi sen de beni mutlu et! Elindekini ağzına al da, ben de mutlu olayım!” dedi. Hemen yarrağını pantolondan çıkardım, ama yarrağı öyle olmuştu ki, kafası şişmiş mosmor olmuş, tüm damarları belli oluyordu. Yarrağını biraz sıvazladım, sonra bir elimle orta yerinden tuttum, eğildim kafasına öpcükler kondurdum. Sonra dondurma yalar gibi kafasını yalamaya başladım. Ağzıma almak istiyordum, ama kafası şişkin olduğu için ağzıma sığmıyordu. Biraz uğraştım, zorlana zorlana ağzıma aldım. Sırf kafası ağzımı doldurdu, o şekilde kafasını emmeye başladım. Ama tadı güzeldi, 20-25 dakika kadar yaladım, emdim…
Kaya amca başıma bastırmaya başladı. Boğulacak gibi oluyordum. Bu arada kasılmaya başladı, meğer boşalacakmış. Ağzıma öyle tazzikli boşalıyordu ki, döllerinin çoğu direk boğazımdan mideme indi. Ağzım da doluydu, yarrak ağzımdan çıkınca tükürürüm diye düşünürken, kafamı bastırıp, “Yut hepsini, yut!” dedi, mecburen yuttum. Yarrağını ağzımdan çıkardığında kafasında halen döl vardı, “Yarrağımın kafasını yala, temizle!” dedi, güzelce yaladım, temizledim…
Bu sefer ben Kaya amcaya sordum, “Mutlumusun?” diye. “Evet, dünyanın en mutlu erkeğiyim, çünkü son bir senedir seni çok arzuluyordum!” dedi. Bunu duyunca benim mutluluğum bir kat daha arttı, önce dudağına, sonrada yarrağının kafasına güzel birer öpücük kondurdum. O da beni öptü. Sonra üstümüzü başımızı toparlayıp konuşmaya başladık. Ona, “Madem beni arzuluyordun, annemi niye siktin?” dedim. “Anneni sikmeye başladığımda sen daha küçüktün!” dedi. “Annemi ne zaman sikmeye başladın ki?” dedim. “Ablana söz kestikten 2 ay sonra anneni sikmeye başladım!” dedi. Yani hemen hemen 3 senedir annemi sikiyormuş. Haklıydı, o zaman benim yaşım çok küçüktü. “Şimdi ne olacak peki?” dedim. “Anneni bırakamam, çok üzülür! Seninle ancak annenin haberi olmadan buluşuruz!” dedi, ben de kabul ettim.
Kaya amcayı çok seviyorum, ne derse yaparım, yeter ki beni bırakmasın, onun ikinci değil üçüncü karısı olmaya bile razıyım!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)